Türkçe

İştigal Konuları

İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği tarım sektörünün önde gelen kollarından olan aşağıdaki 5 mal grubundan oluşmaktadır:

 

1. SU ÜRÜNLERİ

Üç tarafı denizlerle çevrili olan Ülkemiz, sahip olduğu, 8.333 km kıyı uzunluğu, 177.714 km akarsu, 200 adet göl, 953 adet gölet ve 206 adet baraj gölüyle, su ürünleri avcılığı ve yetiştiriciliği için çok önemli bir potansiyele sahiptir.

Ülkemizde su ürünleri yetiştiriciliği 1970'li yıllarda sazan ve alabalık ile başlamış, bunu 1980'li yılların ortasında çipura ve levrek balığı izlemiştir. Su ürünleri yetiştiriciliği yeni bir sektör olmasına rağmen çok hızlı bir gelişme göstererek Türkiye'nin en hızlı büyüyen sektörü haline gelmiştir.

TÜİK'in verilerine göre Türkiye'nin toplam 2015 yılı su ürünleri üretimi 672 bin ton olup, bunun miktar olarak %36'sı, parasal değer olarak ise yaklaşık %70'i yetiştiricilik yoluyla elde edilmiştir.

 

2. KANATLI ÜRÜNLERİ

Türkiye'de; dünyanın en kaliteli ırklarından yüksek randımanlı, sağlıklı ve dayanıklı damızlıklar, son sistem modern tesislerde uzman teknik personellerle itinalı bir şekilde yetiştirilir.

Piliç eti, hayvansal protein kaynakları arasında en sağlıklı ve en ekonomik hayvansal üründür. Ekonomik yararlığı ile Düşük gelirli ailelerin kolayca ulaşabildiği ve bu ailelerin beslenmesinde önemli rolü olan bir yiyecektir. Piliç eti, eğer bir bölgede tüketimi ve satışı sınırlandırılmamışsa, tüm ülkelerde kolayca tüketilebilir.

Türkiye, 1970'li yıllarda başlayan yumurta üretimi alt yapısını sürekli geliştirerek ve kalitesini yükselterek dünya yumurta üretiminde ilk 10'da yer almaktadır. Sürdürülebilir bir yapıya sahip Türk yumurta sektörü hem kendi insanının hayvansan protein ihtiyacını karşılamakta hem de birçok ülkeye yaptığı ihracat ile insanlığın beslenmesine katkı sunmaktadır.

 

3. SÜT ÜRÜNLERİ

Türkiye'de özel sektöre ait ilk modern süt işleme tesisi 1975 yılında kurulmuştur. Son yirmi yılda modern işleme tesislerinin sayısı hızla artarak ürünleri ulusal pazarlarda yer almaya başlamıştır.

Türkiye süt üretimi 1930 yılında 1.856.326 ton olan üretim iken 2015 yılında % 0,1 artarak 18,7 milyon ton olmuştur. Türkiye bu üretimi ile dünyada en çok süt üreten ülkeler arasında 9. Sırada yer almaktadır. 2015 yılı Türkiye süt üretiminin %90,8'i inek, % 6,3'ü koyun, % 2,6'sı keçi, % 0,3'ü ise manda sütünden oluşmaktadır.

Türkiye'de tarımsal ürünler içinde en yüksek üretim değeri son on yıldır çiğ süte aittir. 2013 yılında Türkiye'nin 190 milyar TL tutarındaki tarımsal üretim değeri içinde çiğ süt üretimi, 18,3 milyar TL'lik üretim değerine sahiptir.

 

4. ET ÜRÜNLERİ

Kırmızı et üretimi bir yandan insanların yeterli ve dengeli beslenmesine katkıda bulunurken diğer yandan da üreticilerine gelir sağlamaktadır. Sağlıklı nesiller için yeterli miktardakırmızı et tüketilmesi zorunludur. Gelişme çağındaki bir çocuk, günde 100 gramkırmızı et tüketerek protein ihtiyacını karşılayabilmelidir. Bir ülke için et stratejik önem taşıyan bir gıda maddesidir.

Kırmızı et sektörü, mevcut potansiyeline rağmen arzu edilen seviyede gelişmemiştir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2016 yılında 2015 yılına göre büyükbaş hayvan sayısında % 1 oranında artarak 14,3 milyon, küçükbaş hayvan sayısında ise % 5 oranında artarak 44 milyon olmuştur. Et üretiminde de 2016 yılında 1.045 000 ton olmuştur. Buna karşın ülkemiz nüfusu daha da artarak 78 milyon olmuştur.

 

5. BAL SEKTÖRÜ

Türkiye dünya ballı bitkiler florasının 3/4'üne sahiptir. Zengin florası, uygun ekolojisi ve koloni varlığı bakımından büyük bir arıcılık potansiyeline sahiptir.1999 yılı istatistiklerine göre ülkemizde 4.202.300 adet koloni bulunmaktadır ve ortalama 75 bin ton bal ve 3.800 ton balmumu üretilmektedir. Arıcılığın arı ürünleriyle milli ekonomiye katkısı yaklaşık 160 Trilyon Lira civarındadır. Arıcılığın polinasyon yolu ile ekonomiye katısı; diğer arıcılık ürünlerinin ekonomiye katkısının en az 10-12 katı olduğundan, 1,5 - 2 Katrilyon Lira civarındadır. Öte yandan 150 bin kişiye de istihdam imkanı sağlamaktadır.